İçeriğe geç

Bir şeye kalkışmak ne demek ?

Bir Şeye Kalkışmak Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme

Siyaset, toplumsal güç ilişkilerinin, kurumların ve ideolojilerin birbirini şekillendirdiği karmaşık bir alan olarak insan hayatında merkezi bir rol oynar. Toplumlar, hem bireysel hem de kolektif olarak sürekli bir dönüşüm ve mücadele içindedir. “Bir şeye kalkışmak” ifadesi, bu mücadelelerin, iktidar ilişkilerinin ve toplumsal düzenin dilinde önemli bir yer tutar. Peki, kalkışmak ne demektir? Kalkışmak, bir şeyin peşinden gitmekten, bir harekette bulunmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Bu kelime, aynı zamanda güç ve iktidar ilişkilerinin, toplumsal dinamiklerin, erkek ve kadınların farklı stratejik bakış açılarını içerir. Bu yazıda, bir şeye kalkışmanın anlamını, iktidar, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık çerçevesinde tartışacak, erkeklerin güç odaklı stratejileri ile kadınların demokratik katılım ve toplumsal etkileşim odaklı bakış açılarını harmanlayacağız.

Kalkışmak ve İktidar İlişkileri

İktidar, yalnızca bir toplumun en üst düzey yöneticilerine ait bir özellik olarak düşünülmemelidir. Toplumun her katmanında, her bireyde bir şekilde var olan iktidar ilişkileri, toplumsal dinamikleri şekillendirir. “Bir şeye kalkışmak” ifadesi, çoğu zaman bu iktidar ilişkilerinin kırılgan noktalarını zorlayan bir eylemi çağrıştırır. İktidar, kendi kendini üreten bir yapıdır; yani, bireyler ve gruplar, toplumsal yapılar içinde sürekli olarak birbirleriyle pazarlıklar yapar, ilişkiler kurar ve bu ilişkiler aracılığıyla toplumsal düzeni yeniden üretir.

Kalkışmak, iktidarın farklı biçimlerini sorgulamak, yerinden etmek ya da yeni bir iktidar biçimi inşa etmek amacıyla yapılan bir eylemdir. Erkekler için, genellikle iktidar stratejik bir araç olarak görülür. Erkeklerin güç ve egemenlik arayışları, toplumsal normlar ve roller çerçevesinde şekillenir. Erkekler, bu bağlamda toplumsal yapıyı yeniden biçimlendirme kalkışmasında, doğrudan etki yaratmaya yönelik daha agresif ve stratejik bir yaklaşım benimseyebilirler.

Ancak kadınlar, kalkışma anlayışını daha çok demokratik katılım ve toplumsal etkileşim gibi unsurlarla bağdaştırırlar. Kadınlar, iktidarın tekelleşmesini engellemeye ve toplumsal katılımı artırmaya yönelik bir kalkışma biçimi benimseyebilir. Kadın hareketleri, sadece cinsiyet eşitliği için değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik ve adalet için de kalkışma yapmaktadır. Toplumun her kesiminde adil bir yer edinmeye çalışan kadınlar, bu anlamda çok yönlü bir strateji izlerler.

Kurumsal Yapılar ve Kalkışma

Kurumsal yapılar, toplumsal yaşamı düzenleyen, normları ve ideolojileri biçimlendiren en güçlü araçlardır. Kalkışma, bu kurumsal yapılarla da doğrudan ilişkilidir. Toplumda var olan kurumsal düzen, bireylerin ve grupların kalkışmalarını ya destekler ya da engeller. Birçok durumda, kurumsal yapılar, egemen güçlerin devamını sağlamak adına tasarlanmıştır. Bu nedenle, bir şeye kalkışmak, aynı zamanda kurumsal yapıları sorgulamak ve bu yapıları dönüştürme çabasıdır.

Erkeklerin kurumsal yapılarla ilişkisinde genellikle güçlü bir bağ vardır. Erkekler, kurumsal düzenin içerisinde, toplumsal normları pekiştiren pozisyonlarda bulunurlar. Bu bağlamda, erkeklerin kalkışmaları daha çok kurumsal yapıları yeniden şekillendirme, iktidarlarını pekiştirme veya kendilerine daha fazla hak tanıma amacı güder. Kadınlar ise, çoğu zaman bu yapıları dönüştürme veya yeniden şekillendirme noktasında daha fazla baskı altında kalırlar. Kadınların kalkışması, toplumsal normlara, hukuk sistemine ve iş gücü gibi kurumsal yapılara karşı daha yıkıcı olabilmektedir. Kadın hareketleri, erkeklerin kurduğu hegemonik düzenlere karşı bir direniş ve dönüşüm aracı olarak şekillenebilir.

İdeoloji ve Kalkışma

İdeoloji, toplumsal hareketlerin temel taşlarından biridir. Kalkışmak, sadece fiziksel eylemlerle değil, aynı zamanda ideolojik bir savaşla da ilişkilidir. İdeoloji, toplumsal yapıları ve güç ilişkilerini yeniden biçimlendirmede etkili bir araçtır. Erkekler ve kadınlar arasındaki kalkışma farkları, çoğu zaman ideolojik olarak farklı temellere dayanır. Erkekler için ideoloji, genellikle güç ve kontrol etme stratejilerini meşrulaştıran bir araçtır. Bu ideolojiler, toplumsal düzeni koruma ve güçlendirmenin yollarını arar.

Kadınların ideolojik kalkışması ise, çoğu zaman eşitlik ve adalet gibi temel haklar üzerine kuruludur. Kadınlar, toplumsal düzenin yeniden şekillendirilmesi için kalkışmalarını, eşit fırsatlar, adil temsiliyet ve cinsiyet eşitliği gibi ideolojik temeller üzerine inşa ederler. Bu bağlamda, kalkışma sadece bir direniş değil, aynı zamanda toplumsal eşitliği sağlamaya yönelik bir ideolojik mücadele olarak da anlam kazanır.

Vatandaşlık ve Kalkışma

Vatandaşlık, bir kişinin toplumsal sözleşmeye katılımını ve haklarını belirleyen bir kavramdır. Kalkışmak, bu sözleşmenin dışına çıkmak, toplumsal yapıyı sorgulamak ve yeniden şekillendirmek anlamına gelir. Erkekler, tarihsel olarak toplumun aktif vatandaşları olarak tanımlanırken, kadınlar sıklıkla pasif vatandaşlar olarak görülmüşlerdir. Ancak modern toplumlarda, kadınların aktif kalkışmalarla toplumsal sözleşmede yer alması giderek daha yaygın hale gelmiştir.

Kalkışma, hem bireylerin hem de grupların vatandaşlık haklarını savunma biçimidir. Erkekler, bu kalkışmayı daha çok iktidarlarını pekiştirecek, kendi çıkarlarını savunacak şekilde yönlendirirken, kadınlar daha çok eşit haklar ve fırsatlar için kalkışmaya girişirler. Kadınların, toplumda daha fazla temsil edilmesi ve seslerinin duyulması için verdikleri mücadele, onların vatandaşlık anlayışlarının evrimini simgeler.

Sonuç: Kalkışmanın Gücü

Bir şeye kalkışmak, sadece bir eylem değil, toplumsal yapılar ve güç ilişkileriyle şekillenen bir mücadeledir. Erkeklerin stratejik, güç odaklı kalkışmaları ile kadınların toplumsal etkileşim ve demokratik katılım odaklı kalkışmaları, birbirini tamamlayan, ama aynı zamanda birbirine zıt iki farklı bakış açısını temsil eder. Bu kalkışmalar, toplumların geleceğini şekillendiren temel taşlardır. Peki, sizce kalkışmak sadece bir bireysel eylem mi, yoksa toplumsal bir değişim aracı mı? Erkeklerin ve kadınların bu kalkışmalardaki farklı bakış açıları, toplumsal düzeni nasıl etkiler?

12 Yorum

  1. İclal İclal

    biriyle çok yakın arkadaşlık etmek . kalk- – Nişanyan Sözlük. Orta Türkçe kalık- veya kalk- “kalkmak, yükselmek” fiilinden evrilmiştir . Bu fiil Eski Türkçe kalı- veya kalġı- “kalkmak, özellikle şaha kalkmak” fiilinden Türkiye Türkçesi +Ik- ekiyle türetilmiştir. Eski Türkçe kalı- “kalkmak, yükselmek” fiilinden +Ik- dönüşlülük ekiyle.

    • admin admin

      İclal! Her zaman aynı noktada buluşmasak da teşekkür ederim.

  2. Nazlı Nazlı

    kişinin yapamayacağı, gücünün yetmeyeceği, haddi olmayan işlere soyunması . yapamayacağını bile bile o işi yapmak için uğraşmak, işleri sarpa sardırmak. boyundan büyük işe kalkışmak – ekşi sözlük Ekşi Sözlük boyundan-buyuk-ise-kalkismak-… Ekşi Sözlük boyundan-buyuk-ise-kalkismak-… kişinin yapamayacağı, gücünün yetmeyeceği, haddi olmayan işlere soyunması . yapamayacağını bile bile o işi yapmak için uğraşmak, işleri sarpa sardırmak.

    • admin admin

      Nazlı!

      Sevgili katkılarınız sayesinde yazının dili sadeleşti, anlatımı daha anlaşılır hale geldi.

  3. Kartal Kartal

    kişinin yapamayacağı, gücünün yetmeyeceği, haddi olmayan işlere soyunması . yapamayacağını bile bile o işi yapmak için uğraşmak, işleri sarpa sardırmak. biriyle çok yakın arkadaşlık etmek .

    • admin admin

      Kartal! Her ayrıntıda aynı fikirde değilim, ama katkınız için minnettarım.

  4. Ayşe Ayşe

    kalk- – Nişanyan Sözlük. Orta Türkçe kalık- veya kalk- “kalkmak, yükselmek” fiilinden evrilmiştir . Bu fiil Eski Türkçe kalı- veya kalġı- “kalkmak, özellikle şaha kalkmak” fiilinden Türkiye Türkçesi +Ik- ekiyle türetilmiştir. Eski Türkçe kalı- “kalkmak, yükselmek” fiilinden +Ik- dönüşlülük ekiyle. 1) yoğun olarak çalışmak, meşgul olmak ; 2) yoğun bir biçimde düşünmek veya çalışmak; 3) karşı gelmemek.

    • admin admin

      Ayşe!

      Teşekkür ederim, önerileriniz yazının derinliğini artırdı.

  5. Furkan Furkan

    kalkışmak işidir; kalkışmak ise tdk’de ” yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek ” olarak tanımlanmış. 1. Bir türlü gitmek istememek . 2. Öfkesinden yerinde duramaz olmak, hop oturup hop kalkmak.

    • admin admin

      Furkan! Kıymetli katkınız, makalenin odak noktalarını vurguladı ve mesajın daha güçlü yansıtılmasına katkıda bulundu.

  6. Fehime Fehime

    Eylem. telaş ve heyecana düşürmek . harekete geçmek : O gün yer yerinden oynadı, bütün İstanbul’a ayağa kalkmıştı. – Hıfzı Topuz. (mecaz) telaşlanmak, telaşa kapılmak, heyecanlanmak: “Bütün kahve halkı ayağa kalkıyor. – Bedri Rahmi Eyuboğlu.

    • admin admin

      Fehime!

      Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazının bütünlüğünü güçlendirdi ve daha dengeli bir yapı sundu.

Nazlı için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet giriş yap