Ali Ül Ala Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Son zamanlarda sokakta, toplu taşımada ya da iş yerinde sıkça duyduğum bir terim var: Ali ül ala. Başta kulağa biraz garip ve belirsiz gelmişti, ama sonrasında bu terimin anlamını öğrenince, aslında derin bir toplumsal yansıması olduğunu fark ettim. “Ali ül ala ne demek?” sorusu, basit bir dil bilgisi sorusu olmaktan çıkıp, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından çok daha büyük bir anlam taşımaya başladı. İstanbul’da, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, her gün bu tür toplumsal kavramların farklı grupları nasıl etkilediğini gözlemliyorum. İşte tam…
Yorum BırakYazar: admin
Ömür Dediğin Ne Zaman Başladı? Bir sabah uyandığınızda, güne başlamak için gözlerinizi araladığınızda, aslında bir şeyin farkına varır mısınız? Ya da daha da derin bir soru sormak gerekirse: Ömür dediğin, ne zaman başladı? Bu soru, bizi varoluşun temellerine, yaşamın anlamına ve insan olmanın özüne dair düşünmeye iten bir sorudur. Her birimiz için farklı şekillerde cevaplanabilir: bazıları için ömür, doğumla başlar, bazıları içinse bir farkındalık anı, bir kavrayış, ya da bir bilinç hali ile başlar. Felsefi bir bakış açısıyla, bu soruya sadece biyolojik bir yanıt aramak yetersiz kalır. Bizim etik, epistemolojik ve ontolojik bakış açılarımızı da göz önünde bulundurmak, bu soruya…
Yorum BırakKS Nasıl Okunur? Siyasal Bir Analiz Herhangi bir siyasal metni okurken, sadece kelimeleri değil, aynı zamanda bu kelimelerin arkasındaki güç ilişkilerini, kurumları ve ideolojik yapıları da göz önünde bulundurmak gerekir. Bu yazıda, “KS” olarak adlandırdığımız bir terimin nasıl okunması gerektiğini, siyaset bilimi perspektifinden derinlemesine ele alacağız. “KS” kimliği, iktidar, meşruiyet, demokrasi ve katılım gibi temel siyasal kavramlarla ilişkilendirilebilecek bir olgudur. Bu nedenle, bu terimi anlamak, modern siyaset ve toplumsal düzen üzerine düşündürten bir yolculuğa çıkmak anlamına gelir. Peki, KS nedir ve nasıl okunur? Bu soruyu sormak, toplumsal yapılar, ideolojiler ve kurumlar arasındaki ilişkilerin nasıl işlediğine dair bir keşfe çıkmakla eşdeğerdir.…
Yorum BırakGüç İlişkileri ve Toplumsal Düzen: Beyaz Lake Boyanır mı? Siyaset, yalnızca devletler arası ilişkiler veya seçim süreçleriyle sınırlı bir alan değildir. O, insanların toplumsal yapıları, güç dinamiklerini ve birbirleriyle olan etkileşimlerini şekillendiren geniş bir spektrumdur. Toplumlar, güç ilişkileri ve bu ilişkilerin taşıdığı anlamlar etrafında şekillenir. Bu anlamları, meşruiyet, katılım, demokrasi ve ideoloji gibi kavramlar etrafında sorgulamak, bize hem güncel siyaseti daha iyi anlamamızı sağlar hem de toplumsal düzenin derinliklerine inmeye yönelik bir yol açar. Düşünün ki bir evin duvarları beyaz lake boyayla kaplı. Bu duvarlar, güvenlik ve istikrarın simgesi olabilir. Ancak boyanın rengi, kuralların ve güç ilişkilerinin sürekli değişen simgeleri…
Yorum BırakŞarj Entegresi Bozuksa Ne Olur? Güç ve Düzenin Bozulduğu Bir Analiz Bazen en küçük mekanizmaların, büyük sistemlerin dengesini nasıl bozabileceğini düşünmeden edemiyorum. Bir şarj entegresinin bozulması, belki de çoğumuz için sıradan bir teknik arıza gibi görünebilir. Ancak, toplumsal ve siyasal sistemler üzerinde düşündüğümüzde, böyle küçük bir bileşenin eksikliği, bütün bir yapıyı nasıl aksatabileceğini hayal etmek şaşırtıcıdır. Modern toplumlar, büyük ölçüde karmaşık ve iç içe geçmiş güç ilişkilerinden beslenen bir yapıya sahiptir. Tıpkı bir şarj entegresinin bozulması gibi, güç mekanizmalarındaki en ufak aksaklıklar, toplumsal düzenin işleyişinde büyük aksamalara neden olabilir. Bu yazıda, “şarj entegresi bozuksa ne olur?” sorusunu, iktidar, kurumlar, ideolojiler,…
Yorum BırakLonca Örgütü ve Pedagojik Perspektif: Eğitimde Değişim ve Dönüşüm Eğitim, yalnızca bilgi aktarımından ibaret bir süreç değildir. Gerçek öğrenme, bireylerin düşünme biçimlerini, dünyayı algılama yöntemlerini ve toplumsal yapıları dönüştüren bir güce sahiptir. Bugün size bahsedeceğim konuyu, bu dönüşümün izleri üzerinde yoğunlaşarak anlatmak istiyorum: Lonca örgütleri. Eğitimdeki en önemli sorulardan biri, “Öğrenciler nasıl öğrenir?” sorusudur. Bu soruya verilecek yanıt, sadece öğretmenlerin ve öğrencilerin rolünü değil, aynı zamanda toplumun nasıl şekillendiğini de etkiler. Lonca örgütlerinin pedagojik anlamda nasıl bir yere sahip olduğunu anlamak, eğitim anlayışımızı derinleştirmenin bir yolu olabilir. Eğitimde değişim ve dönüşüm, öğrencilere sadece bilgi kazandırmakla kalmaz; aynı zamanda onların düşünme…
Yorum BırakDizde Kıkırdak Olmazsa Ne Olur? Pedagojik Bir Bakış İnsan vücudu, tıpkı öğrenme süreçleri gibi, bir bütün olarak birbirine bağlı ve uyumlu çalışan sistemlerden oluşur. Tıpkı bir öğrencinin bir dersin parçalarını anlayarak büyük bir resmi inşa etmesi gibi, vücutta her organ ve doku bir diğerini destekler. Dizdeki kıkırdak da bu sistemin önemli bir parçasıdır. Kıkırdak olmadan, dizin sağlıklı bir şekilde hareket etmesi, işlevini yerine getirmesi mümkün olmayabilir. Ancak bu durumu yalnızca biyolojik bir mesele olarak görmek yerine, pedagojik bir bakış açısıyla ele almak, hem sağlıklı bir bedenin hem de sağlıklı bir öğrenme sürecinin nasıl birbirini tamamladığını daha derinlemesine anlamamıza yardımcı olabilir.…
Yorum BırakAntrikot, Pastırma mı, Kontrfile mi? Pedagojik Bir Bakış Hayatın en derin sorularından biriyle başlamak gerekirse, “Ne yemek istersiniz?” sorusu gerçekten de kişisel tercihlerden çok daha fazlasını içeriyor. Bu, kültür, alışkanlık, damak tadı ve toplumsal etkilerle şekillenen bir sorudur. Ancak, aslında eğitimle ilgisi de var. Neden mi? Çünkü bu basit soru, öğrenmenin gücü, pedagojik yaklaşımlar ve kişisel deneyimler üzerine çok şey anlatır. Tıpkı yemek tercihlerimizin ardındaki nedenler gibi, öğrenme süreçlerimiz de çeşitli faktörlerden, toplumsal normlardan ve kişisel alışkanlıklardan etkilenir. Şimdi gelin, “Antrikot, pastırma mı, kontrfile mi?” sorusunu pedagojik bir bakış açısıyla inceleyelim ve bu farklı etiketlerin eğitimde nasıl bir anlam taşıdığına…
Yorum BırakPerşembe Günü Nereden Gelir? Perşembe günü, haftanın dördüncü günü olarak, birçoğumuz için sıradan bir gün gibi görünse de, farklı bakış açılarıyla ele alındığında oldukça derin anlamlar taşıyan bir gündür. Bu yazıda, Perşembe’nin kökenlerine, tarihsel arka planına ve toplumsal anlamına dair farklı perspektifleri inceleyeceğiz. İçimdeki mühendis ve içimdeki insan birbirini nasıl tamamlıyor, buna bakacağız. Her iki tarafın da fikrini bu yazıya yansıtmak istiyorum. Hazırsanız, başlayalım. Perşembe’nin Etimolojik Kökeni Perşembe günü, Türkçe’de eski zamanlardan beri kullanılan bir isimdir. “Perşembe” kelimesinin kökeni, Arapçadan geçmiş bir sözcüktür ve orada da “dördüncü gün” anlamında kullanılır. Bununla birlikte, Batı dillerinde Perşembe günü, Latince kökenli bir isme…
Yorum BırakKavurma Eti Ne Yumuşatır? İşte Sizin İçin Öğrendiğim Her Şey İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım, ama bazen kendimi bir yaşlı gibi hissediyorum. Durduk yere mutfağa girip saatlerce yemek yapmak, sonra da bir şeyler pişerken “Kavurma eti ne yumuşatır?” diye düşünmek, sanırım yaşadığım yaşa ters bir hareket. Ama işte, hayat bazen böyle bir şey, değil mi? Bir an oturmuşsunuz, tavuk şişinizi yemek için hazır hale getiriyorsunuz, bir bakıyorsunuz ki “Ya kavurma etini neyle yumuşatabilirim ki?” sorusu zihninizin derinliklerinde belirmeye başlamış. Yani, evet, bu da oldu! Kavurma Eti Yumuşatmak İçin Deneyim: Başlangıç Bir gün, bir arkadaşım bana kavurma yapmayı önerdi. Ben de hemen…
Yorum Bırak