Ciklet Mi Ciklet Mi? Küresel ve Yerel Perspektiften Bir Bakış Hepimizin günlük yaşamında hemen hemen her an karşımıza çıkan, belki de kimimizin cebinde bazen fark etmeden yeri bile değiştiren, “ciklet” meselesi… Türkiye’de birçoğumuz, bu tatlı maddenin adını “ciklet” olarak telaffuz ediyoruz. Ancak dünya genelinde, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde, bu kelime “chewing gum” olarak geçiyor. Ciklet mi, ciklet mi? Bu basit soru aslında sadece bir telaffuz farkından çok daha fazlasını barındırıyor. Gelin, hem yerel hem de küresel açıdan bu konuya biraz derinlemesine bakalım. Türkiye’de Ciklet: Kültürel Bir Tat Türkiye’de, ciklet denildiğinde akla hemen çocukluk anıları, okul koridorlarında atılan baloncuklar ve yaz…
12 YorumEtiket: de
Ailecek Yapılabilecek Aktiviteler: Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Zaman, herkese aynı şekilde verilir, ancak onu nasıl değerlendireceğimiz tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Ekonomi, esasen kaynakların kıt olduğu bir dünyada insanların bu sınırlı kaynakları nasıl kullandığını inceler. Aileler için de bu durum farklı değildir. Ailecek yapılabilecek aktiviteler, yalnızca eğlence ve dinlenme fırsatları sunmakla kalmaz, aynı zamanda aile bütçesi, zaman yönetimi ve toplumsal refah açısından da önemli ekonomik kararlar içerir. Bu yazıda, ailelerin yapabileceği etkinlikleri mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden inceleyecek; piyasa dinamiklerinin, bireysel karar mekanizmalarının, kamu politikalarının ve toplumsal refahın nasıl şekillendiğine dair bir analiz sunacağız. Ayrıca, fırsat maliyeti ve dengesizlikler gibi…
8 YorumTürkçeyi Derken Ayrılır Mı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İstanbul’daki yoğun günlerden birinde, Beyoğlu’nda yürürken karşılaştığım bir sahne dikkatimi çekti. Üzerinde rengarenk kıyafetler, gözlerinde umut, belki de biraz da hüzün taşıyan birkaç kişi sokakta yürüyordu. Bir grup insan, gözleriyle bile birbirlerine hitap ederken farklı bir dil konuşuyorlardı. Ama bu sadece kelimelerle sınırlı değildi; Türkçeyi derken ayrılır mı? sorusu kafamda bir kez daha yankılandı. Hem toplumsal cinsiyet hem de sosyal adaletin, dildeki ayrımlar ve çeşitlilikle nasıl ilişkili olduğuna dair düşüncelerim zihnimde birikti. Yol boyunca, sokakta, toplu taşımada ve işyerimde duyduğum farklı konuşmalar, Türkçeyi kullanış biçimlerinin aslında ne kadar çok…
8 YorumGebelikte Memenin Neresi Ağrır? Edebiyatın Derinliklerinde Bir Yolculuk Kelimeler, bir insanın iç dünyasının kapılarını açan anahtarlardır. Onlar, yalnızca birer iletişim aracı değil, aynı zamanda duyguların, düşüncelerin ve evrenin anlamının inşa edildiği araçlardır. Edebiyat ise bu kelimeleri bir araya getirerek insan ruhunun en derin izlerini ortaya çıkarır. Her bir anlatı, içinde saklı anlamlar, semboller ve imgelere sahiptir. Peki, “gebelikte memenin neresi ağrır?” sorusu edebiyatın dilinde nasıl bir yankı uyandırır? Anlatılarda, ağrı sadece bedensel bir acı mıdır, yoksa insanın duygusal ve ruhsal yolculuğunun bir sembolü mü? Bu yazı, gebe bir kadının memesinde hissettiği ağrıdan hareketle, edebiyatın en temel temalarından bazılarına bir bakış…
12 YorumBagaj Alımı Ne Zaman Kapanır AJet? Sosyal Adalet ve Toplumsal Cinsiyet Üzerine Bir Bakış Bugün İstanbul’da, güne başlamadan önce bir kahve almak için durağa doğru yürürken bir sahne dikkatimi çekti. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelli bireyler, toplu taşıma araçlarının dolup taşmaya başlamasıyla birlikte bazen zorluklar yaşıyor. Hangi saatte bagaj alımının kapanacağını soran biri için, belki de bu kadar derin bir anlam taşımaz; ancak sokakta gördüğüm, yaşadığım küçük kesitler, toplumdaki farklı grupların hayatlarına yansıyan dengesizlikleri ortaya koyuyor. Peki, “Bagaj alımı ne zaman kapanır AJet?” sorusunu toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet çerçevesinden nasıl değerlendirebiliriz? Toplumsal Cinsiyet ve Ulaşım: Kadınların Yaşadığı Zorluklar…
8 YorumTürkiye’nin En Değerli Şirketi Hangisi? Felsefi Bir Bakış Filozof Bakışı: Değer Nedir? Felsefi bir bakış açısıyla, bir şeyin değeri yalnızca ne kadar kazandırdığı ya da ne kadar büyük olduğu ile ölçülemez. Değer, çok daha derin bir anlam taşır; bazen içsel, bazen de toplumsal bir yansıması vardır. Değer, insanın dünyayı nasıl algıladığı, neye önem verdiği ve neyi hakikaten “değerli” kabul ettiğine dair bir yansımadır. Peki, Türkiye’nin en değerli şirketi hangisidir? Bu soruya cevap verirken, sadece mali büyüklük ya da piyasa değeri gibi somut ölçütlere odaklanmak yeterli olur mu? Yoksa bu soruya bir ontolojik, etik ve epistemolojik bakışla yaklaşmak daha anlamlı olur…
16 YorumKarasal İklimin Yağış Türü Nedir? Geleceğe Dair Vizyoner Bir Bakış Bazı konular vardır ki, onları yalnızca bugünün verileriyle anlamaya çalışmak yeterli olmaz; asıl değerli olan, geleceğe dair hayal kurmaktır. “Karasal iklimin yağış türü nedir?” sorusu da tam olarak böyle bir konu. Şu an için cevabı oldukça teknik görünebilir: çoğunlukla yağmur ve kar şeklinde düşen sınırlı miktarda yağış. Fakat peki ya iklim değiştikçe bu tablo değişirse? Peki ya geleceğin dünyasında yağış biçimleri yalnızca hava olayları değil, toplumsal yapıları da şekillendiren bir unsur haline gelirse? Bu yazıda, konuyu hem stratejik hem insani boyutlarıyla ele alarak birlikte düşünmeye davet ediyorum. Karasal İklimin Yağış…
14 YorumKaramsar Olmamak İçin Ne Yapmak Lazım? İyimserlik Sektörüne Küçük Bir İtiraz Şunu cesurca söyleyeyim: “Hep pozitif kal” öğüdü, çoğu zaman gerçeği makyajlayan bir kestirme yoldur. Karamsarlık bir karakter kusuru değil; biyolojinin, politikaların ve algoritmaların ortak ürünü. Bu yüzden tek reçetelik mutluluk haplarına değil, zihin ve toplumu birlikte ele alan bir stratejiye ihtiyacımız var. Tartışmayı açıyorum: Karamsarlığı yenmek, kimi zaman iyi hissetmekten çok, daha iyi etkiler üretmeyi seçmektir. Özet: Kör iyimserlik değil, kanıta dayalı umut; kaçış değil, seçici maruz kalma; içe kapanma değil, küçük ama gerçek eylemler. Yanlış Sorudan Başlıyoruz: “Karamsar Olmamak” mı, “Gerçekçi Umut” mu? “Karamsar olmamak için ne yapmalı?”…
16 YorumGÜBRETAŞ Hisselerini Kim Topladı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Perspektifinden Bir Bakış Ekonomik meseleler çoğu zaman soğuk rakamlarla, grafiklerle ve borsa terimleriyle açıklanır. Fakat bir hisse senedinin el değiştirmesi yalnızca yatırımcıların hamlesi değildir; toplumsal dinamiklerle, güç dengeleriyle ve hatta kültürel algılarla da şekillenir. GÜBRETAŞ hisselerindeki son hareketlilik de tam olarak böyle bir hikâyeyi anlatıyor. Bu yazıda “kim topladı?” sorusuna yanıt ararken, meseleyi sadece finansal değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet merceğinden okumaya çalışacağız. Ekonomik Hamlelerin Ardındaki Toplumsal Dinamikler GÜBRETAŞ gibi stratejik öneme sahip bir şirketin hisselerinin kimler tarafından toplandığı sorusu, sadece yatırımcıları değil, toplumun tüm kesimlerini ilgilendirir. Çünkü bu…
16 YorumBazen bir şehir, sadece haritadaki bir nokta değildir. O şehir, insanların hafızasında bir çocukluk kokusu, bir anne sesi ya da bir dost kahkahası olarak yer eder. Burdur da tam böyle bir şehir… Anadolu’nun kalbinde, doğu ile batının, kuzey ile güneyin yollarının kesiştiği bir yerde duran, hem sessiz hem anlam dolu bir hikâyenin başrolüdür. Burdur Hangi Yöre? Bir Yolculuğun Hikâyesi Yıl 2025’in baharıydı. Üniversiteden tanışan iki eski dost, Ali ve Zeynep, yıllar sonra bir yolculuğa çıkmaya karar verdi. Uzun zamandır görüşememişlerdi. Ali, analitik zekâsı ve çözüm odaklı yaklaşımıyla planlamayı üstlenmişti. “Rotamız belli,” dedi haritaya bakarak. “Akdeniz’e gideceğiz ama sadece sahil değil,…
16 Yorum